25 Mart 2011 Cuma

Alacakaranlıkta bir Kadife Kumaş Düşlüyorum.

Alacakaranlıkta       
bir kadife kumaş düşlüyorum.
Silik, hafif seçilen ama gerçek.       
İşte öyle birşeysin sen;
yumuşak, hoş, tatlı,
heyecan dolu,        ürkek ve kaygan.
Koklayınca solacak bir çiçek,
dokununca        kaybolacak bir hayal gibisin.
Mum alevi gibi titrek, 

sevdan gibi        kararlı,
yüreğin gibi korkusuz ve
gözlerin,
gözlerin gibi aşk        dolu.
Dokunmak sana;       
o derinden bakan,
o her zaman gülen gözlerine dokunmak,
o        heyecanla,
o sevdayla titreyen tenine dokunmak.
Ama dünyanın en        günahkar uzuvları,
elleriyle değil,
sevdalının duyguları ile        dokunmak.
Gözlerle dokunmak gözlerine,
sözlerle dokunmak        sözlerine,
dokunmak o ipek saçlarına,
sana dokunmak velhasıl       
sana
herşeyine.
Sevmek seni;       
ama bir avcının avını sevmesi gibi değil
acımasızca,
ürkek bir        ceylana dokunur gibi sevmek,
annenin yavrusuna sarılışı gibi sevmek,       
duyguların en güzeli ile sevmek,
cevabi bir duygu ile       
sevildiğini bilerek.
Yaşamak seni;       
çatlamış toprağa inen yağmur damlaları tadında
yaşamak seni,       
akşamın hüznüne karışmış duygularda,
erişilmesi en zor sevdalarda,       
seni senden sakınarak,
seni senden saklayarak yaşamak,
yaşamak        seni.
Yoksun ama       
şimdi sesin tatlı bir nağme,
hoş bir çığlık
düşlerimin        harmanında.
Bekliyorum,
bekleyeceğim,
her akşam gün batana        dek...

Hiç yorum yok:

Astroloji bakımından çok şey öğrenebileceginiz bir site bi ziyaret edin derim.

http://www.gulsenkayikci.com/