30 Mart 2011 Çarşamba

Hayat kör bir kalem dilsizliği mi ey ömrüm? ROMANTİZM AŞK ŞİİRLERİ

Trenler gelip geçiyor
usumun uzayan raylarında lanetli
sancısını bırakıp yorgun yılların
ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime günler
görmüyor gözlerimdeki ölü boşluğu gelip geçen trenler
kalbimin sızısında gam
dilimin yakarışında yapraklar ürperiyor
usul usul yağmurlarda gözlerim
ellerim fırtınalarda kopmuş dal
dillerim lal
bitkinim ve yurtsuz
oyyy dağlar

Yaralıyım
sırtımda bin paslı hançer
yavrusu vurulmuş bir ceylanın bakışları kanatıyor yüreğimi
melanet yağmurları iniyor üzerime
suların buz kestiği yerdeyim
rüzgarın acı kestiği yerde
bilmem kaç bin yıl ateş aktı toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü dağıma
geceler ayaz, geceler soğuk ve ben üşüyorum
zamana başkaldıracak gücüm de yok
uçurumların ve karakışların koynunda öylesine yorgun
yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor
dönmeze vurdu yolunu
gitti geri dönmüyor.

Dalları tutuşmuş bir ormanda
aşka yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi
bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım
gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat
hayat ki, her sarıldığımda kıyâma durdu
hıçkırığa boğup düşlerimi
teslim aldı ömrümün en güzel yıllarını

Oy dağlar
bu yılda gelmedi beklediğim bahar
gülmedi karabahtım
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
uçup gitti çoktan kuşlar
baharımı yaşayamadan sonbahar sardı ömrümü
nereye saklanır içimdeki incinmişlikler
inince gözlerimde bir ince sızı
ve süzülünce yanağımda bu gam müziği

Güz geldi usul boylum güz
bütün dallar boynu bükük şimdi
bütün kuşlar yaralı
solan çiçeklerime su bekledim
yanan yüreğime kar
düşmedi bir damla yağmur
gelmedi beklediğim bahar
gözlerimde üşüyen bilmem bu kaçıncı bulut
bir damla gözyaşı gibi akıp gidiyor ömrüm işte


Kirpiklerim yorgun yolcuları gözlerimin
sesim uçurumlara düşmüş çığlık
nereye uçsun ki,
kalbimdeki kuşların kanadı kırıksa
ve hüzne çıkıyorsa geçtiğim bütün geçitler
bütün köprüler yıkıksa
karalanmışsa yazgımın defterleri
kör bir kalem dilsizliği mi hayat
ey ömrüm?

Bu gün de akşam oldu gün
uzak dağların yamaçlarında yorgun
birazdan saracak yalnızlığımı yine katran karası gece
son trende kalktı boşaldı istasyonlar
kimsenin gelmediği yerdeyim
kimsenin bilmediği,
acıların bitmediği yerde

Güz geldi yine gelmedi beklediğim tren
yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
yalan kokan bir dünyada bir derviş gibi yaşamaktan yoruldum
yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim

Baktığım dağ dorukları
yaslandığım duvarlar
tutunduğum dallar
hepsi yorgun
hepsi yoruldu
her köşede bir cehennem bekliyor beni şimdi

oy dağlar
bu günde doğmadı güneş
karlar erimedi
gelmedi beklediğim bahar
Nuri CAN

Hiç yorum yok:

Astroloji bakımından çok şey öğrenebileceginiz bir site bi ziyaret edin derim.

http://www.gulsenkayikci.com/